> Katarakt
> Glokom (Göz Tansiyonu)
> Şaşılık
> Kontakt Lensler
> Retina
> Kırma Kusurları
> Kornea
> Refraktif Cerrahi ( Lazer)
 
  Daha fazlası
 
 
 
 
 
 
aliofluoglu@gmail.com
 


* Gözün yapısı
* Nasıl görüyoruz
* Göz muayanesi
* Gözlerimi nasıl koruyabilirim

Gözün Yapısı
Gözlerimiz vücudumuzdaki en karmaşık organlardan biridir. Işık sinyallerini beyine iletmekle görevli olan gözümüz, tıpkı beynin uzantısı olan doğal bir kamera gibi çalışmaktadır. Fotoğraf makinesinde olduğu gibi bir diyaframı, bir lensi ve filmi vardır. Gözün her parçası belirli hastalıklardan etkilenebilir ve bu hastalıklar konunun uzmanı göz doktorları tarafından değerlendirilmelidir.

Kornea Kornea, tıpkı saat camı gibi gözün en dışında olan saydam bir katmandır. Göz içine gelen ışığın düzgün olarak kırılmasını sağlar, bu yüzden yapısının düzenli olması lazımdır. Korneanın üzerindeki en ufak bir çizik dahi ciddi ağrıya yol açar. Korneanın hemen altında görülen renkli kısım iristir. İrisin ortasında göz bebeği olarak bilinen siyah kısım ortamın aydınlık durumuna göre büyür ve küçülür.

Konjonktiva Konjonktiva gözün beyaz kısmını (sklera) dışarıdan saran damarlı ve şeffaf bir kılıftır. Enfeksiyon ya da alerji gibi durumlarda kızarıklığı veren kısımdır.

Sklera Sklera gözün beyaz kısmıdır.

Lens Tıpkı fotoğraf makinelerinde görüntünün net olarak filmin üzerine düşmesi için fokus yapan lens sistemi gibi, gözümüzün içindeki lens de ışığın gözün duyarlı kısmı olan retinanın üzerine fokuslamak için işlev görür. Saydam bir organdır. Saydamlığını kaybetmesi katarakt denilen rahatsızlığa yol açar.

Pupil Gözün renkli kısmı olan irisin ortasındaki siyah boşluk, göz bebeğidir. Ortamın ışık şiddetine göre büyür ya da küçülür.

Retina Gözün ışığa hassas olan, ışığı algılayan kısımıdır. Buradan alınan bilgi görme siniri olan optik sinir yoluyla beyne iletilir.

Uvea
Gözün renkli kısmı olan irisin, gözün arkasına doğru devam etmesiyle oluşan yapıdır. 3 kısımdan oluşur; iris, siliyer cisim ve koroid. Bu yapının iltihabı veya yangısı durumunda üveit denilen hastalık oluşur.

Maküla (sarı cisim) Retinanın merkezinde yer alır, merkez görmemizi ve ince detayları seçmemizi sağlar. Bu kısımda oluşan ufak değişiklikler dahi görmede ciddi sorunlara yol açabilir.

Vitre Gözün arkasında, içinde bulunan gözün küreye benzer yapısını korumasını sağlayan, jöle benzeri yapıdır. Sinek uçuşmaları şeklinde tarif edilen şikayetler genellikle vitredeki değişikliklere bağlıdır.

Optik sinir Optik sinir gözün beyine bağlantısını sağlayan yoldur. Gözün algıladığı görüntüleri beyne taşır.

Göz Kapakları Göz kapakları göz sağlığınız için vazgeçilmez organlardır. Göz sağlığı için çok önemli olan ıslaklığı sağlarken, toz ve yabancı cisimlerin göz içine girmesine engel olurlar. Göz kapaklarının yardımı olmadan gözler çabucak kurur ve yabancı cisimlerden korunması imkansız hale gelir.

Lakrimal sistem (Gözyaşı sistemi) Gözyaşı sistemi minyatür bir kanal sistemidir. Bu sistem gözyaşlarının devamlı olarak yanaklarımızdan süzülmesini engeller. Gözün yüzeyinde devamlı üretilen gözyaşı, göz kapaklarının buruna yakın yerindeki iki minik delikten süzülerek gözyaşı kesesine iner, oradan da genzimize boşalır. Bu sistemin tıkanması sonucu, soğuk hava ve rüzgarda daha sonra sürekli göz yaşarması oluşur. İltihaplanma, yaralanma sonucu tıkanıklık oluşabilir. Yaklaşık her 5 çocuktan biri doğduğu anda gözyaşı sistemi tam olarak açılmamıştır. Bunun sonucu olarak uzun süreli ve düşük şiddetli bir iltihaplanmaya yol açar, kapakların iç kısmında çapak birikmesi oluşur.

Orbita Orbita, göz küresini çevreleyen kemik yuvadır. Kaşlarınıza hafif bir basınç uyguladığınızda altta hissettiğiniz orbitanın üst sınırıdır. Kaşları dış kısıma doğru takip ederseniz gözü çepeçevre saran orbitanın sınırlarını hissedebilirsiniz. Göz küresi ile kemik arasında yağ, kas, damarlar gibi yumuşak yapıların oluşturduğu yastığa benzeyen sistem vardır. Bu yumuşak dokuların tümör gibi anormal durumlarında göz dışarıya doğru itilir. Orbita kemikleri dıştan gelen darbeler sonucu kırılabilir.



Nasıl görüyoruz
Göz bir fotoğraf makinesi gibi çalışır. Işık göze saydam ön penceresi olan korneadan girer, gözün renkli kısmının (iris) ortasındaki delikten (pupil) ve lensten geçer, ve son olarak, filmin gözdeki karşıtı olan gözün arka kısmındaki retinaya ulaşır. Retinaya varan görüntü başaşağı bir görüntüdür. Retina bu görüntüyü sinir iletilerine çevirerek optik sinir yoluyla beyne ulaştırır, burada görüntü işlenir ve algılanır.

Görmemizin net olması için ışığın kornea ve lenste düzgün olarak kırılması ve yönlendirilmesi gerekir. Işığın bu ortamlardan geçerken kırılmasına 'refraksiyon' denir. Bulanık görmenin sebeplerinden biri ışığın kornea ya da lenste uygun olmayan bir şekilde kırılarak hatalı fokuslama (netleme) oluşmasıdır ki bu durum 'refraksiyon kusuru' yada 'refraksiyon hatası' olarak adlandırılır. Doktorunuzun reçete edeceği gözlükler ve kontakt lensler ışığın düzgün olarak retina üzerinde fokuslanmasını sağlar. Bu düzenleme korneanın şeklini değiştirmek suretiyle refraktif cerrahi aracılığıyla da gerçekleştirilebilir. Bilgi birikimimizin yüzde 90'dan fazlası görme hissimiz aracılığıyla oluşur. Bu durum da görmenin neden beş hissimizden en değerlisi olduğunu açıklar.



Göz muayenesi
Her insan göz hastalıkları uzmanı tarafından düzenli olarak muayene edilmelidir. Bu muayenenin ne sıklıkta olacağı yaşınıza, genel sağlık durumunuza ve herhangi bir göz hastalığınız olup olmamasına bağlıdır.
Rutin göz muayenesinde göz doktorunuz görme seviyenizi ve göz sağlığınızı değerlendirecektir. Muayeneden önce, diabet veya yüksek tansiyon gibi, bir sistemik hastalığınız olup olmadığını; ve ilaç kullanıp kullanmadığınızı doktorunuza belirtmelisiniz. Bir göz hastalığınız olmasa dahi, ailenizde var olan hastalıkları söylemelisiniz.
Muayenenin başlangıcından önce otorefraktometre aleti ile gözünün miyop, hipermetrop yada astigmat varlığıyla ilgili bir ölçüm alınır.
Doktorunuz muayene başlangıcında görme keskinliğinizi değerlendirecektir. Bu sizin ne kadar net gördüğünüzün ölçüsüdür. Bu muayenede belirli bir miktar uzaktaki harfler sayılar yada şekiller size gösterilecektir. Bu harfler değişik büyüklüktedirler. Bir noktadan sonra muhtemelen tüm harfleri net göremeyebilirsiniz. Bu muayene sonunda doktorunuz görme seviyenizi belirleyecek ve miyop, hipermetrop ya da astigmatizmanız olup olmadığı hakkında sizi bilgilendirecektir.
Muayenenin devamında doktorunuz çeşitli ışıklar ve enstrümanlar yardımıyla göz kapaklarınızı, göz yüzeyini, ve gözün içini ve arkasını değerlendirecektir. Göz içi basıncınızın değerlendirilmesi de normal muayenenin bir parçasıdır. Muayenenin herhangi bir anında göz hareketleriniz de değerlendirilecektir.
Normal göz muayenesinde muayene olan için ağrı verici bir müdahele söz konusu değildir. Ancak gözün ön ve arka kısımları değerlendirilirken kullanılan ışıktan dolayı geçici bir kamaşma oluşabilir. Bazı muayenelerde doktorunuz göz bebeklerinizi genişletmek için damla kullanmak isteyebilir. Bu damla sonrasındaki bir kaç saat boyunca yakın görmede bozulma ve ışıktan rahatsız olma gibi geçici şikayetler oluşabilir.

Ne kadar sıklıkta göz muayenesi olmalıyım
Gözlerinizle ilgili görme bozukluğu, ağrı gibi bir problem yaşıyorsanız vakit kaybetmeden bir göz doktoruna muayene olmanız gerekir.
50 yaşından küçükseniz, bilinen bir göz ya da sistemik rahatsızlığınız yoksa ve gözlerinizle ilgili şikayetiniz de yoksa 2-4 yılda bir muayene olmanız yeterlidir. 50 yaşının üzerinde en az 2 yılda bir muayene olmak bu yaşlarda gelişebilen katarakt ve göz tansiyonu gibi göz hastalıklarının erken tanısı açısından önemlidir.
Çocukların öğrenmesi görmeleriyle direkt olarak alakalıdır. Bu yüzden çocuklar her yıl göz muayenesi olmalıdırlar. Şeker hastalığı gibi özel sağlık durumlarında göz doktorunuzun size önereceği sıklıkta muayene olmanız göz sağlığınız açısından önemlidir.
Glokom ve üveit gibi bilinen bir göz hastalığı olan hastaların düzenli olarak göz muayenesine gelmeleri gerekir.



Gözlerimi nasıl koruyabilirim
Göz sağlığının temelinde düzenli göz muayenesi vardır, çünkü çoğu göz hastalığı son evresine gelinmedikçe hastalar tarafından farkedilemez, bir uyarı işareti yoktur. Ancak bazı sorunlar da beklenmeyen bir anda oluşup hasta için uyarı oluşturur.

Neredeyse tüm göz yaralanmaları önlenebilir. Tenis, basketbol gibi çoğu sporda göz yaralanması riski vardır. Kimyasal maddelerle yapılan ev temizliği, ufak tefek tamirat işlerinde de göz yaralanması riski vardır. Mümkünse bu tür işlerle uğraşılırken koruyucu gözlük takmak gerekir.

* Fırından çıkmış buharı üzerinde yemeklere yakından bakmayınız, buhar göze ısı yoluyla zarar verebilir, yanığa yol açabilir.
* Başka birisi için reçete edilen bir damlayı kullanmayınız.
* Başka birisinin kullandığı makyaj malzemelerini kullanmayınız.
* Fış ve patlama riski olan bir şişeyi açarken kendinizin ve etraftakilerin yüzünden uzağa yönlendirerek ve mümkünse bir havluyu etrafına sararak açınız.
* Uzun süre bilgisayar monitörüne bakmak zorunda kaldığınız zamanlarda; gözlerinizi sık sık kırpın, vücudunuzun, kafanızın ve gözlerinizin konumlarını sık sık değiştirin.
* Yakınlarda çocuklar varken sigara içmeyiniz, içecekseniz dikkatli olunuz.

Kimyasal ajanları, spreyleri, yapışkanları, makas bıçak çatal kalem gibi delici ve kesici aletleri ve sıcak yemek ve içecekleri çocuklardan uzak tutunuz. Eğer göz yaralanmasına maruz kalırsanız, ani ağrı, görme kaybı, ışık çakmaları, aniden ortaya çıkan ya da artan sinek uçuşmaları ve görmede değişiklikler olması durumunda vakit kaybetmeden göz hastalıkları uzmanınıza başvurunuz.




<< GÖZ HASTALIKLARININ BELİRTİLERİ VE BULGULARI NELERDİR >>