> Katarakt
> Glokom (Göz Tansiyonu)
> Şaşılık
> Kontakt Lensler
> Retina
> Kırma Kusurları
> Kornea
> Refraktif Cerrahi (Lazer)
 
  Daha fazlası
 
 
 
 
 
 
aliofluoglu@gmail.com
 


Göz muayenemi yapan uzman, retinada sorun olduğunu ve tedavi olmam gerektiğini söyledi.
Acaba bu ciddi bir problem midir?

Astigmat nedir, bilgi verir misiniz?
Kuru Gözün belirtileri nasıl olur?
5 aylık bebeğimizin görme probleminin bulunduğundan şüpheleniyoruz. Acaba ne yapmalıyız, Çocuğumuzun görme probleminin bulunup bulunmadığını hangi veriler ışığında anlayabiliriz?
Günlük hayatımızda birçoğumuzun gözüne yabancı cisimler kaçmakta ve çoğunlukla bu cisimler kişinin kendi çabasıyla çıkartılmaktadır. Acaba göze yabancı bir cisim kaçtığında ne yapılması gerekir?
45 yaş sonrasında neden insanlar yakını iyi göremezler?
40 yaşında birinin bilgisayar izlemesi, kitap okuması gözlere zarar verir mi?
Gece Körlüğü ile ilgili bilgi verirmisiniz
Göz Damlası kullanmamda bir sakınca var mıdır?


Göz muayenemi yapan uzman, retinada sorun olduğunu ve tedavi olmam gerektiğini söyledi. Acaba bu ciddi bir problem midir?
Retina adını verdiğimiz ağ tabakası tıpkı bir duvar kağıdı gibi göz küresinin arka duvarını kaplar. Retina, milyonlarca görme hücresinden oluşur. Retinayı oluşturan bu hücreler, sinir lifleriyle görüntüleri görme sinirlerine ulaştırır.Görme siniri 1.5 milyon sinir lifi içerir ve adeta elektronik bir kablo gibi görüntüyü beyne iletir. Başka bir deyişle, retinayı, sinema üzerine film görüntüsünün düştüğü beyaz perdeye benzetebiliriz. Bu perdedeki herhangi bir bozukluk nasıl filmin bozuk izlenmesine sebep oluyorsa, retinadaki bozukluklarda görüntünün beyne yanlış iletilmesine neden olur. Retinada oluşan hastalıklar doğrudan görme duyumuzu tehtit ettiğinden; erken teşhis, koruyucu bir tedavi çok önemlidir. Tedavi nasıl yaplıır. Tedavisi, bozukluğun tipine göre, lazer tedavisi ve cerrahi tedavi şeklindedir., tedavinin ilk basamağıdır. Bu nedenle göz check-up'ında standart göz muayenesine ek olarak yapılması gereken muayeneler şunlardır.

* Ekzofalmetre ile konrtol
* Derinlik hissi muayenesi
* Renk görme muayenesi
* Göz ultasonu
* Biometri
* Pakimetri
* Korneal topgrafi
* Göz yaşı testi: Schiermer testi ve Florescein kırılma testi, Kontrast duyarlılık testi
En fazla görülen retina hastalıkları
* Şeker hastalığına bağlı bozukluklar
* Retina dekolmanı
* Retina içi ve altı kanamalar
* Retina altında sıvı birikmesi
* Retinanın damarsal hastalıkları
* Doğumsal ve hedediter hastalıklar
* Yaşa bağlı makula hastalıklar ( YBMD)
* Retina tümörleri



Astigmat Nedir? Bilgi verir misiniz
Gözün optik yüzeylerinin eğilimlerindeki düzensizlikler veya merceğin kırma indeksindeki farklılıklar nedeni ile meydana gelir. En sık nedeni korneanın futbol topu gibi yuvarlak değil de ruby topu gibi oval eğimde olmasıdır. Belirtileri; baş ağrısı, gözlerde yorgunluk, görme bulanıklığı ışığa karşı hassasiyet ve gözlerini kısarak bakmadır.
Düzenli ve düzensiz astigmatizma olarak 2 ana gruba ayrılır. Normalde nokta şeklinde oluşması gereken görüntü düzenli astigmatizmada iki ayrı düzlemde birbirine dik iki çizgi şeklinde oluşur. Bu iki dikey astigmatizmanın meridyenlerini oluşturur. Astigmatizma mevcut optik duruma göre 5 gruba ayrılır.
* Basit hipermetrop astigmatizma: Bir meridyen emmetrop, diğeri hipermetroptur.
* Basit miyopik astigmatizma: Bir meridyen emmetrop, diğeri miyoptur.
* Bileşik hipermetrop astigmatizma:Her iki meridyen de hipermetroptur, fakat dereceleri farklıdır
* Bileşik miyopik astigmatizma: Her iki meridyen de miyoptur, fakat dereceleri farklıdır.
* Mikst ( karışık) astigmatizma: Bir meridyen hipermtrop, diğerinin ise miyop olması durumudur.
Düzenli astigamztizma silindirik merceklerle düzeltilir. Düzensiz astigmatizmada ise görme keskinliği ileri derecede düşmüştür, gözlüklerle tam düzeltilemez. Gaz geçirgen kontakt lenslerle daha iyi sonuç alınır.



Kuru göz nedir, belirtileri nelerdir?
Gözyaşı iki yolla üretilir. Bunlardan biri, gözyaşının yavaş ve sabit bir hızla üretimidir. Böylece gözdeki normal kayganlık sağlanır. Diğeri ise, gözün uyarılması ve herhangi bir duygusal duruma cevaben fazla miktarda gözyaşı salınmasıdır. Ancak, bazı kimselerde gözün rahat etmesini sağlayacak ölçüde gözyaşı salgısı olmaz. Bur duruma "kurugöz" adı verilir. Kuru gözün belirtileri, gözlerde batma ve yanma, kaşıntı, yapışkan salgı, sigara dumanı veya rüzgarda gözlerde rahatsızlık, aşırı sulanma, kontakt lens kullanımında zorluk kuru gözün başlıca habercileridir. Kuru bir gözde meydana gelen aşırı sulanma da anormal bir durumdur. Gözde kayganlığı sağlayacak gözyaşı yoksa, göz rahatsız olur ve uyarılır. Böylece aşırı gözyaşı salgısı meydana gelir ve gözün drenaj sistemi bunu kaldırmadığı için gözyaşı dışa akar.

Gözlerde kuruluk neden olur
Yaşlanan kişide gözyaşı üretimi azalır. Her yaşta meydana gelebilen kuru göz, kadınlarda daha sık görülür.Bu özellikle menapoz sonrası için geçerli. Artritte de kuru göz, bunun yanısıra ağız kuruluğu da olabilir. Kuru göz, ağız kuruluğu ve artritle beraber " sjogren sendromu" nu oluştururu. Pekçok ilaç da kuru göze sebep olabilir. Bunlardan bazıları idrar artırıcı ilaçlar, kalp ilaçları, tansiyon ilaçları, uyku hapları, sinir ilaçları ve ağrı kesicilerdir. Bu ilaçlar sıkılıkla kullanıldığı için kuru göz durumu ya idare edilir, ya da suni gözyaşı ile tedavi edilir. Bu nedenle kullanılan tüm ilaçlar doktora bildirilmelidir.

Kuru göz nası teşhis edilir
Basit bir göz muaeyenesi ile kuru göz tanısı konabilir. Bazan gözyaşını ölçen testler gerekebilir. Gözyaşı testinde alt kapağın iç kısmına filtre kağıt parçaları konur ve değişik şartlarda göz yaşı üretimi ölçülür. Diğer bir testtte göze boyalar damlatılarak, belli boyanma şekillerinin araştırılmasıyla yapılır.

Nasıl tedavi edilir
Kuru gözün tedavisi 4 ayrı yöntemle yapılabilir. Bunlardan biri gözyaşı eklenmesidir. Suni gözyaşları normal gözyaşına benzer. Bunlar gözü kayganlaştırır ve nemlendirir. Suni gözyaşlarındaki koruyuculara duyarlılık varsa, koruyucuz suni gözyaşları kullanılabilir. Diğer bir yöntem, bandaj kontakt lens kullanımıdır. Göz yüzeyinde hastayı ileri derecede rahatsız eden bozukluklar meydana geldiğinde tercih edilir. Fakat bu durumda yine gözyaşı damlalarının kullanımına devam edilir. Bir başka yöntem de gözyaşının korunmasıdır. Gözün kendi salgısının korunması, gözleri nemli tutmanın bir başka yoludur. Gözyaşı küçük bir kanal aracılığı ile gözden burna geçer. Bu kanalların ağzı geçici ve kalıcı olarak tıkanabilir. Böylece gözyaşı korunur hem de suni gözyaşının etki süresi uzatılmış olur.



5 Aylık bebeğimizin görme probleminin bulunduğundan şüpheleniyoruz. Acaba ne yapmalıyız. Çocuğumuzun görme probleminin bulunup bulunmadığını hangi veriler ışığında anlayabiliriz?
Çocuklarımızın görme problemlerinin bulunup bulunmadığını birçok veri ışığında tespit etmemiz mümkündür.
Hangi yaş grubuda olursa olsun, çocuğunuzda aşağıdaki belirtilerden bir veya birkaçı varsa vakit kaybetmeden bir göz doktoruna götürmelisiniz.
* Gözlerden biri diğerinden farklı yöne bakıyorsa
* Gözlerden biri diğerine göre daha yukardaysa
* Başı sık sık bir yana eğiliyorsa veya bir omuz diğerinden daha yukarıda ise
* Çocuk görmek ya da okumak için başını belli bir yöne çevirmek zorunda kalıyorsa
* El ile göz uyumunda sorun varsa
* Gözlerden birini kısıyor veya kapatıyorsa
* Sürekli bir yerlere çarpıp elindekini düşürüyorsa
* Baş ağrısı ve mide bulantısı varsa
* Çift gördüğünden yakınıyorsa
* Kitabı ya da cisimleri gözüne çok yakın tutuyorsa
* Bir gözünü kapatıyor veya eliyle örtüyorsa
* Okurken ya da okuduktan sonra eliyle gözünü ovuşturuyorsa
* Okurken çabuk yoruluyorsa
* Okuduğu yeri sık sık kaybediyor ya da satır atlıyorsa
Aslında en doğrusu, çocuğunuzda hiçbri problem yoksa dahi, 2,4,7,10,12, ve 15 yaşlarında bir göz doktoruna göstermenizdir.



Günlük hayatımızda bir çoğumuzun gözüne yabancı cisimler kaçmakta ve çoğunlukla bu cisimler kişinin kendi çabasıyla çıkartılmaktadır. Acaba göze yabancı bir cisim kaçtığında ne yapılması gerekir?
Göze yabancı cisim kaçmasına, çocuklarda ve işçilerde sıkça rastlanmaktadır. Açık havada oynayan couklarda bitki parçaları ya da toprak taneleri; metal kesimi, düzeltilemsi, sıva işinde çalışan işçilerde ise, metal ve sıva parçalalr göze kaçar. Gözde yanma, batma, sulanma, kaşıntı ve ovmaya bağlı kızarıklık görülür. Hatalı müdahaleler göze zarar verir ve yabancı cismin çıkarılması da güçleşir.
İlkyardımcı, kişinin gözlerini ovmasını önlemeli, bol suyla yıkandıktan sonra gözlerini kapattırıp cismin göz yaşı ile çıkmasını beklemelidir. Bu olmuyor ve cisim gözle görülebiliyorsa, temiz bir bez parçasının kenarı ile alınabilir. Çıkartma işleminde pamuk kullanılmaz. Yabancı cisim yine çıkmıyorsa kişi nakledilir



45 yaş sonrasında neden insanlar yakını iyi göremezler?
İnsan gözü yakını görebilmek için odaklama yapmak zorundadır. Bu odaklama gücü göz merceğinin şeklini değiştirmesi ile mümkündür. 45 yaştan itibaren serteleşen göz merceği eskisi kadar iyi odaklanma yapamadığında yakını görme zorlaşır ve odaklamaya yardımcı gözlük kullanımı gerekir. Yagın inanışın aksine yakın gözlükleri odaklamaktaki bozulmayı hızlandırmazlar. Hastaların gözlük takmalarına rağmen gözlük numaralarının ortalama her iki yılda bir 0.25 artması gözlüğün gözü bozmasından değil, yaşın ilerlemesinden kaynaklanan doğal bir durumdur.



40 yaşında birinin bilgisayar izlemesi, kitap okuması, tv izlemesi gözlere zarar verir mi?
Günlük hayatımızda sık yer alan bilgisayar kullanma, televizyon seyretme ya da kitap okuma gibi aktivitelerin gözlerimize kalıcı zararı yoktur ancak, bu gibi dikkat gerektiren aktiviteler sırasında göz kırpma sayısı azalmakta, gözyaşı daha çok buharlaşarak göz yüzeyinde kuruluk oluşturmaktadır. Bunun sonucu olarak, yanma, batma, sulanma, kızarıklık gibi belirtiler ortaya çıkmaktadır. Bu belirtiler rahatsızlık verdiğinde, oda havasının nemlendirilmesi , her 10-15 daikada bir 30 saniye kadar gözlerimizi sık kırpıştırıp pencereden uzaklara bakmak gibi tedbirler faydalı olabilir. Kirpik dibi iltihapları ve kepeklenmeleri , göz kuruluğu, alerji gibi göz hastalıklarında bahsedilen belirtiler çok daha fazla oluşmaktdır.Böyle durumlarda bir göz doktoruna kontrol olmakta fayda vardır.


Göz damlalarının kullanımına dikkat
Günlük hayatımızda sıkça başvurduğumuz göz damlaları, pek çoğumuz tarafından
Bilinmese de güçlü ilaçlardır ve dikkatli kullanımları sağlığımız açısından oldukça önemlidir. Tüm ilaçlar gibi göz damlalarının da yan etkileri bulunmaktadır. Herhangi bir ilaca alerjiniz varsa bunu doktorunuza söylemeniz gerekmektedir. Bu alerji genelde kızarıklık, kaşınma, göz çevresinde şişliğe neden olmaktadır.

Damla çeşitleri
Göz bebeğini büyüten damlalar
Muayene sırasında gözünüzün arka kısmında ateş, kızarma, bulantı, ajitasyon ve uykuya meyil yapabilir. İlacı kesip, doktorunuzla irtibat kurmalısınız
Anestezik damlalar
Gözde batma gibi şikâyetleri geçirip hastayı büyük ölçüde rahatlatsa da kontrolsüz kullanım göze ciddi hasar veriyor.
Reçete harici damlalar
Suni gözyaşı ya da çeşitli kızarıklık giderici damlaların uzun süreli kullanımı gözde kızarıklıklara neden olabiliyor.
Steroid içeren damlalar
Göz doktorunuzun bilgisi haricinde kullanılmaması gerekmektedir. Uzun süreli kullanımı glokom ya da katarakta neden olabilmektedir
Enfeksiyonlara karşı kullanılan ilaçlar
Gözdeki her kızarıklık enfeksiyon demek değildir. Doktorunuz gereken durumlarda çeşitli antibiyotikler kullanacaktır. Bazen farklı ilaçlar birlikte kullanılabilir.
Glokom damlaları
Çeşitli glokom damlaları görmeden bulanıklık yapabilmektedir. Bazıları astım, amfizem, hastalarında sonlum sıkıntılarına kalp hastalarında kalp ritmi bozukluklarına neden olmaktadır. İlaca başladıktan sonra benzer şikâyetleriniz olursa ilacı kesip doktorunuzla görüşün.
Başınızı geriye atın
Göze ilaç damlatmanın en kolay yolu başı geriye atıp alt göz kapağını aşağıya çekerek damlatılabilir. Bu alt kapağa bastırıp aşağıya çekilerek ya da iki parmakla tutulup çekilerek yapılır. Bu göz kapağıyla göz arasında bir cep oluşturur. Buraya tek bir damla damlattıkta sonra, burun köküne tek bir damla göz kenarından bastırmak gerekir. Bu ilacın vücuda karışmasını engelleyip yan etkilerini oluşturmasını engellemektedir



Geçtiğimiz günlerde başvurduğum uzman, bende renk körlüğü olduğunu söyledi. Bu rahatsızlıkla ilgili olarak sizden ayrıntılı bilgi istiyorum.
Tıptaki adıyla Retinitis Pigmontoza olarak bilinen gece körlüğü, periferik retinaın en sık görülen heredo-dejeneransıdır. Akraba evliliklerinin sık olduğu bölgelerde, daha sık rastlanır.
Otosomal resesif olarak yüzde 90, otosomal dominant olarak yüzde 9 ve cinsiyete bağlı olarak da yüzde 1 herediter geçişlidir. En kötü seyirli tipi cinsiyete bağlı olanıdır ve 20 yaş civarında körlük yapar. Ancak yukarıda belirttiğim gibi, bu en az görülen tiptir.
Hastalığın ilk subjektif belirtisi, alaca karanlıkta görmenin azalmasıdır. Hastalık, giderek gece körlüğüne dönüşür. Retinitis pigmentozanın tipik belirtilerinden bir de görme alanlarının periferiden merkeze doğru daralmasıdır. Görme merkezimiz olan makulanın sağlam kaldığı olgularda merkezi görme normal olsa dahi, hastalığın ilerlemiş devrelerinde, görme alanı daraldığından dolayı, hastalar çevrelerindeki eşyaları görmezler ve bu eşyalara çarparak yürürler. Hastalarda renk görmede bozukluk olabileceği gibi, bu durum görme merkezi olan makulanın da tutulduğunu gösterir. Göz muayenesinde ise retinada daralma ve pigmenter alanlar göze çarpar. Retinitis pigmentozalı hastalarda, miyopi ve katarakt görülebilir. Ayrıca, sağırlık ve bazı kas hastalıklarıyla birlikte de seyredebilir.
Hastalığın seyri, genellikle uzun vadede körlükle sonuçlanır. Retinitis pigmentozanın tedavisi yoktur.